Piyasalardaki En Önemli Sorun: Ticari Alacak Riski

26.12.2018

Aristo şöyle diyor; "Birinin bana borcu varsa bunu gayet iyi hatırlarım; ama benim birine borcum olursa ne yazık ki fazlasıyla unutkan olurum.."


İş hayatı günden güne zorlaşıyor, ticaretin şekli değişiyor, rekabet artıyor. Acaba ticari faaliyetlerde alacaklılara karşı ya da finansal sektördeki borçlanma enstrümanlarına karşı fazla mı unutkan olunmaya başlandı; ya da bu durum ticaretin bir parçası olarak alışkanlık haline mi gelmeye başladı?

Ticari faaliyetlerde hemen hemen her sektörde “çek” ve “senet” evrakı kullanılarak ‘vade avantajı’ elde edilmektedir. Hatta bazı sektörlerde sadece çek ile ticari faaliyet döngüsü sağlanmaktadır. Her geçen gün vadeler uzamakta; vadeli müşteri çeki alacağı olan şirketlerin “işletme sermayesi” ihtiyacı günden güne artmaktadır.

Firmalar, alacak vadesinden kaynaklı işletme sermayesi ihtiyacını bankalardan “işletme kredisi” kullanımı ile finanse etmektedir. Bankalar da kullandırmış olduğu bu kredilerin teminatı olarak müşteri çeklerini almaktadır. Eğer ki ticari faaliyet sürecinde çeklerin vadesinde ödenmemesinden kaynaklı bir tahsilat sorunu oluşursa bankalardan kullanılan kredilerde ciddi problemlerle karşı karşıya kalınmaktadır. Bu nedenle alacak vadesinden kaynaklı bankalardan çek karşılığı kredi kullanan firmalar çok dikkatli olmalıdır. Aldıkları çeklerin müşteri istihbarat kontrollerini detaylı yapmalı ve çeklerin vadelerinin mümkün olduğu kadar süresini azaltmaya çalışmalıdır.

Yüksek kâr marjı ile vadeli çek karşılığında ticaret yapan firmaların yüksek gelir beklentisi, bir anda çeklerin, vadesinde karşılıksız çıkmasıyla ciddi tahsilat sorunları ile karşılaşılabilmektedir. Bu durum şirketin iflasına kadar gidebilmektir. Şu unutulmamalıdır ki; “borcunu ödememek kararıyla ticaret yapan kişi için, ‘fiyatın’ önemi yoktur..”

Çekin vadesi geldiğinde ödenmemesi durumunda “karşılıksız çek” tanımı kullanılmakta iken senetlerin vadesi geldiğinde tahsil edilemediyse “protestolu senet” olarak belirtilmektedir. Ülkemizde ticari faaliyetlerde kullanılan (ibraz edilen) çek ve senetler ile karşılıksız çek ve senetleri son güncel verilerle inceleyelim.

İBRAZ EDİLEN ÇEK TUTARI ARTMAYA DEVAM EDİYOR

Bankalara 2018 yılının Ocak – Kasım döneminde ibraz edilen 528 bin keşideciye ait 19 milyon adet çekin toplam tutarı 853 milyar TL oldu. 2017 yılının aynı dönemine göre; çek tutarı yüzde 18, çek adeti yüzde 2 artarken, keşideci sayısı (tekilleştirilmiş) yüzde 2 geriledi.

KARŞILIKSIZ İŞLEMİ YAPILAN ÇEK MİKTARI ARTTI

2018 Ocak – Kasım döneminde, bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan, 48 bin keşideciye ait 505 bin adet çekin toplam tutarı 25 milyar TL oldu. Karşılıksız işlemi yapılan 29 bin keşideciye ait toplam 4,3 milyar TL tutarındaki 101 bin adet çek daha sonra ödendi.

Geçen yılın aynı dönemine göre, karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarı yüzde 60, çek adeti yüzde 22 ve tekil keşideci sayısı ise yüzde 3 artı.

KARŞILIKSIZ İŞLEMİ YAPILAN ÇEK ADETİNİN İBRAZ EDİLEN ÇEKLERE ORANI YÜKSELDİ

Kasım ayında, karşılıksız işlemi yapılan çeklerin bankalara ibraz edilen çeklere oranı; tutar olarak geçen yılın aynı dönemine göre 2,6 puan artarak yüzde 4,8, adet olarak ise 2,6 puan artarak yüzde 4,6 oldu.

KARŞILIKSIZ İŞLEMİ YAPILAN ÇEKLERİN İL BAZINDA DAĞILIMI:

Karşılıksız işlemi yapılan çek tutarının, adetinin ve keşideci sayısının en yüksek olduğu 5 il sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya oldu.

Tutar olarak karşılıksız işlemi yapılan çeklerin ibraz edilen çeklere oranının en yüksek olduğu 5 il sırasıyla yüzde 7,6 ile Osmaniye, yüzde 7,2 ile Mardin, yüzde 6,5 ile Muş, yüzde 6,3 ile Bingöl ve yüzde 6,1 ile Artvin oldu.

PROTESTO EDİLEN SENET SAYISI AZALDI

2018 yılı Ocak-Ekim dönemde, protesto edilen toplam 752 bin adet senedin parasal tutarı 14,9 milyar TL oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre protesto edilen senet adedi yüzde 4 oranında azalırken, senet tutarı yüzde 42 arttı.

İL BAZINDA PROTESTO EDİLEN SENETLER

Yılın ilk on ayında, adet olarak en fazla senedin protesto edildiği ilk 5 il sırası ile İstanbul, Ankara, Konya, İzmir ve Bursa oldu. Tutar olarak, Türkiye genelinde protesto edilen senetlerin yüzde 33’ünü İstanbul ilindekiler oluştururken, bunu yüzde 10 ile Ankara, yüzde 5 ile İzmir, yüzde 4 ile Konya ve Antalya izledi. Protesto edilen senet tutarının en düşük olduğu iller ise Tunceli, Kilis ve Bayburt oldu.

İş dünyasının kendine has bir mekanizması vardır, bir yöneticinin hataları rakiplerinin servetine dönüşür. İşletmeler, bu veriler doğrultusunda ticari faaliyetlerinde alacak tahsilat sorununu dikkatle hesap etmelidir ve her an karşılaşabilecek olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmalıdır.

KAYNAKLAR:
- Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Verileri ve Raporları
- T.C.Merkez Bankası (TCMB) Temel Göstergeleri

 

Hisse Başarıyla eklendi