Piyasa törpüsü: Trump

14.3.2018

Piyasalar ABD’den gelecek verilerin beklentilerden nasıl bir sapma göstereceğine oldukça önem veriyor. Amerika Merkez Bankasının faiz kararı ile ilgili daha gelişmiş bir öngörü yaratmak açısından ABD ekonomisine ait enflasyon yaratabilecek nitelikteki veriler piyasaların önceliğindeydi. Öyleydi diyorum çünkü ABD Başkanı Trump rol çalmaya devam ediyor.


Piyasalar bu sene Fed’in üç kere mi yoksa dört kez mi faiz artıracağı konusuyla o kadar meşgulken Trump piyasalara yeni bir fiyatlama hikâyesi vermekten çekinmiyor.

Dün piyasalar dün ABD TÜFE verilerine odaklanmışken Trump sürpriz yaptı ve ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’ın görevine son verdiğini açıkladı. Haber sonrası ABD Doları küresel piyasalarda negatif olarak etkilendi. Bununla birlikte Trump’ın aşırı korumacı tavırları ABD endekslerine de satışı beraberinde getirdi. Şu sıralar Dolar endeksi 90 seviyesinin altında 89.70 seviyesinde hareket etmekte. Diğer taraftan ABD 10 yıllık tahvil faizleri %2.84 seviyesine hafif bir gevşeme yaptı. Buna karşın Türk Lirası Dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Peki ama nereye kadar?

Elimizdeki tartının bir kısmında Dolar bir kısmında da Türk Lirası olsun. Şu aralar dengenin Türk Lirası aleyhine olduğunu söylemek mümkün. Mart ayının başında aldığımız enflasyon rakamlarında enflasyonun beklenilen ölçüde aşağı yönlü bir performans gösteremediğini izledik. Buna bağlı olarak TCMB para politikası toplantısında faizlerde herhangi bir değişikliğe gitmeyerek sıkı para politikasını korumaya devam etti. Bunlar zaten bildiğimiz ve fiyatlamalara dahil olan unsurlardı. Diğer taraftan Moody’s 7 Mart’ta Türkiye'nin kredi notunu "Ba1"den "Ba2"ye düşürdü, not görünümünü "negatif"ten "durağan"a çevirdi. Bu pazartesi günü açıklanan cari işlemler dengesi Türkiye’nin yumuşak karnı olmaya devam etti ve yüksek değerde açıklandı. Bunlara ek olarak Suriye’de yürütülen operasyona ilişkin ABD ile karşı karşıya kalabileceğimiz endişe büyümeye başlayınca Türk Lirası da gelişmiş ülke paraları karşısında zayıflamaya başladı. TL sadece Dolar karşısında değil Euro, İsviçre Frangı ve Sterlin karşısında da zayıf bir tablo çizmeye devam ediyor. Öyle ki, dün Tillerson haberinden sonra zayıflamaya geçen ABD Dolarına karşı hemen hemen bütün gelişen ülke paraları dolar karşısına değer kazanırken biz negatif ayrıştık. Bu durum bize ekonomik verilerin yarattığı hassasiyetle birlikte yatırımcıların TL satışına odaklandığını gösterebilir. Riskli varlıklardan kaçış yaşanan durumlarda Türk Lirası ani satışlara gebe kalıyor.

Diğer taraftan ABD cephesinde ABD’nin ekonomik yapı taşlarını oluşturan önemli verileri izlemeye devam etmekle birlikte 21 Mart’ta gerçekleşecek Fed toplantısında piyasaların Powell’ı ne şekilde fiyatlayacağını öğreneceğiz. Şu sıralar piyasaların Mart ayında faiz artıracağına yönelik ihtimali %84 seviyesine yükselmiş durumda. Bu ihtimal piyasalarda fiyatlara yansımış durumda. Buna karşın fiyatlara yansımayan hususlar Fed’in ileriye yönelik projeksiyonlarda ABD ekonomisinin kilit noktası olan enflasyonda ne gibi bir revizyona gideceği ve piyasaların Powell’ın piyasalar tarafından nasıl karşılanacağı.

Her ne kadar piyasalarda ABD Doları güçlü olmamasına karşın bizim iç dinamiklerimizde oluşan zayıflık paritenin geri çekilmesini desteklememekle birlikte fırlamaya hazır bir yaya benziyor. Türk Lirasında baskılar artmaya devam etmesi halinde 3.90 – 3.94 bant aralığını test etmemiz olası bir durum. Yalnız bu seviyelerden yukarı yönlü denemeler riskli olacaktır. Paritede tekrar sakin bir seyir izlememiz açısından 3.8440 destek seviyesinin altına doğru geri çekilmesi önemli olacak. Ancak mevcut durum baskıların sürebileceğine işaret ediyor.

 

 

Hisse Başarıyla eklendi