Kurdaki gelişmeler ve ekonomiye verdiği tahribat

3.8.2018

İşimiz gereği reel sektörle iç içeyiz. Kimi zaman finansman kimi zaman üretim verimliliği ve daha profesyonelce yönetim konularında sahada koşturuyoruz. Firmalara varlık ve yükümlülüklerinde aldıkları riskleri, doğru kredi seçimini ve nakit akım planlamasını anlatırken bazen çok zorlanıyoruz. Yoğurdu üfleyerek yiyelim demek gerçekten zor.


Aman bir hata yapmayalım, işimizi en iyi şekilde yapalım telaşıyla dersimizi çalışıyoruz. Bu arada öğrendiğimiz bilgileri, analizimizi ve beklentilerimizi tamamen özgür bir şekilde bu sayfalarda sizlerle paylaşıyoruz.Bunun için Bigpara yönetimine teşekkür ederim.

Eski yazılarımız bigpara sitesinde yayınlanmaya devam etmektedir. Böylece daha sonra söylenen ne kadar tuttu kontrol etme imkanınız var. Kimi zaman hepimiz hata yapsak da elimizden geldiğince en iyisini yapmaya gayret ediyoruz.

Genelde döviz ve kurlarla ilgili yorumları ben yapıyorum. Diğer yazarların alanına girmemeğe özen gösteriyorum. Sebebi; farklı yorumlar her zaman kafa karıştırır ve yatırımcıyı şaşırtabilir.

Eski yazılarımızda, kurlardaki oynaklıkların devam edebileceğini, yeni rekorların söz konusu olmaya devam ettiğini net bir şekilde yazmıştık. Dalgalanmalar devam ederken rekorlar da peş peşe gelmeye devam ediyor. Bahaneler üretmek kolay, hele minareye kılıf uydurmak çok çok kolay.

Her seçim öncesi, her Türkiye’yi yönetenlerin döviz düşecek açıklaması sonrası aniden yukarı giden kurları ekonomi ile açıklamak son derece anlamsız. Kaldı ki dış ticaret verilerinin resmi verilere göre açıklandığını, gayri resmi ihracatın rakamlara dahil edilmediğini hepimiz biliyoruz.

Teknik detaylar bir yana, dövizin yükselmesi de döviz cinsi borçları artırmaktan başka bir işe de yaramıyor. Bunu ödemek için daha fazla vergi toplamak gerekecek. Hele mevcut borçların çevrilmesinde olası ABD tehditleri devreye girerse neler olur göreceğiz.

Ortam rahat değil, kimi zaman fon girişleri engellenmeye çalışılarak kimi zaman manüpilatif hareketlerle ortamı gererek ekonomiyi yavaşlatma çabaları sonuç alacak mı göreceğiz.

Önemli olan bu hareketlerde kalıcı zarar görmemek ve çarkın dönmesini sağlamaktır. Bu yüzden dersimizi çalışıp bilgileri sizlere aktarıyoruz.

Gelelim dövizin teknik görünümüne; yüzde 50 dolar yüzde 50 Euro’dan oluşan döviz sepetine baktığımız zaman, teknik göstergelerin 9 Temmuz 2018 gününden beri yukarı sinyalleri ürettiğini görüyoruz. O zaman 4,98 TL seviyelerindeydi. 2 Ağustos 2018 günü değeri ise 5,5104 TL seviyesine kadar yükseldi. Teknik olarak üst bollinger bandın delinmesi yaklaşık 3 gün içerisinde kar satışı olabileceği anlamına gelse de yukarı trend sinyallerinin bitebilmesi için 5,25 TL seviyelerinin altında uzun süre kalması gerekiyor. 5,30 TL seviyelerinde çok güçlü bir destek bulunduğundan, bu destek kırılmadan düşüşü konuşmak erken.

Kur savaşları, ticaret savaşları derken şimdi yaptırım savaşları başladı. Bundan sonra neler olur bilemeyiz ama yaptırım savaşının kısa vadede çözülmesi zor. ABD Türkiye’yi yönetme sevdasından vaz geçerse bu mümkün. İleride bu konuyu daha net göreceğiz. Şimdilik darbe girişimi, vize engeli, kur operasyonları dahil birçok konuda hala sizi bırakmadım demeye devam ediyor görüntüsü var.

Son sözümüz; soğukkanlı olanın, tok alıcı/satıcı olanın kazanacağı bir dönemdeyiz. Yine de süprizlere dikkat etmekte fayda var.

 

 

 

Hisse Başarıyla eklendi