Gözler kritik veride! İşte piyasa beklentisi

8.12.2017

Türkiye'nin üçüncü çeyrekte yüzde 10, 2017'de ise yüzde 6.1 büyümesi bekleniyor. TÜİK üçüncü çeyrek Gayri safi yurtiçi hasılası verilerini saat 10.00'da açıklayacak.


Gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yıl aynı dönemde yaşanan darbe girişiminin oluşturduğu baz etkisi ve başta Kredi Garanti Fonu (KGF) olmak üzere hükümetin uyguladığı teşviklerin etkisiyle yüzde 10 artması bekleniyor.

Reuters'ın 15 ekonomistin katılımı ile yaptığı ankete göre üçüncü çeyrek beklentileri yüzde 7.20-11.10 arasında şekilleniyor.Ankette yıl sonuna ilişkin büyüme tahmininin medyanı ise ikinci çeyrek büyüme verileri döneminde yapılan bir önceki anketteki yüzde 4.5'ten yüzde 6.1'e yükselmiş durumda.

PİYASALARDAKİ SON DURUM İÇİN TIKLAYIN... 

Ankette 2017 sonu için büyüme beklentileri yüzde 5.2-6.7 aralığında yer alıyor.Türkiye ekonomisi geçen yıl ekonomide yaşanan yavaşlama sonrası hükümetin sağladığı başta KGF olmak üzere istihdam ve vergi teşviklerinin desteğiyle iç talep öncülüğünde birinci çeyrekte yüzde 5.2, ikinci çeyrekte yüzde 5.1 büyüdü.

Büyüme tarafında KGF etkisinin önemli bir bölümünün üçüncü çeyrekte olacağını öngördüklerini söyleyen Tacirler Yatırım Başekonomisti Özlem Bayraktar, "Kredilerdeki canlanmanın ekonomik aktiviteye yansımasının bir miktar gecikmeli olduğu düşünüldüğünde, Mart'ta başlayan KGF'nin de ekonomiyi 4-6 ay arası gecikmeli olarak etkileyeceğini öngörüyorduk. Özellikle üçüncü çeyrekte önemli bir etki ile karşılaşmayı beklemek gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

Bayraktar, istatistiksel olarak da büyümeyi destekleyici bir zeminle karşı karşıya olunduğunu, bunun sanayi üretimi verilerinde de görüldüğünü söyleyerek, şöyle devam etti:

"Geçen yıl yaşanan darbe girişimi çalışma günü sayısı anlamında oldukça negatif bir etkide bulunmuştu. Dolayısıyla bu yılın üçüncü çeyreğinde daha yüksek sayıda bir çalışma günü olması dolayısıyla verilerden önemli bir sıçrayış beklenmeli.Son olarak ise dış talep koşullarının olumlu devam etmesi net ihracat katkısının pozitif olmaya devam edeceğine işaret ediyor.Bütün bu faktörler ile beraber üçüncü çeyrek büyümesinin yüzde 10 civarında gelmesi olasılığını yüksek görüyoruz. Yılın tamamı için ise büyümenin yüzde 6.5 seviyesinde olmasını bekliyoruz."

Geçen yıl üçüncü çeyrekte yaşanan yüzde 0.8 daralma sonrası ekonomideki yavaşlamanın önüne geçmek için bu yıl inşaat, beyaz eşya ve mobilya sektörlerine yönelik uygulanan vergi indirimlerinin yanı sıra istihdama ve üretime ve KGF ile kredilere yönelik bir çok teşvik ve destek verildi. Yetkililer Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) 2017'de büyümeye tek başına 1.5-2 puana yakın destek sağlayacağını öngörüyor.Orta Vadeli Program'da (OVP) 2017 için daha önce yüzde 4.4 olan büyüme öngörüsü Eylül sonunda yapılan revizyonla yüzde 5.5'e yükseltildi. Ekonomi yönetimi büyümenin bu yıl güncel OVP'nin de üzerinde gerçekleşebileceğini hatta yüzde 7'ye yaklaşabileceğini öngörüyor. Ekonomistlerin beklentilerinin üst bandı da yüzde 6.7 seviyesinde bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, büyümenin en önemli bileşenlerinden sanayi üretimi Eylül'de arındırılmamış bazda yüzde 13.35 artış gösterdi. Bu artışla birlikte arındırılmamış bazda sanayi üretimi artışı ilk çeyrekteki yüzde 1.7 ve ikinci çeyrekteki yüzde 2.1'in ardından üçüncü çeyrekte yüzde 13.7'ye yükseldi.

KÖPRÜ GÜNÜ VE DARBE GİRİŞİMİNİN BÜYÜMEYE ETKİSİ

Türkiye için milli günler ve dini bayramlar ile hafta sonları iş günü olarak değerlendirilmiyor. Ancak ekonomide bazı dönemlerde sadece resmi tatiller değil tatil olmayan günler de çalışma günü olmaktan kısmen ya da tamamen çıkabiliyor. Merkez Bankası (TCMB) çalışanlarının görüşlerini paylaştığı Merkezin Güncesi isimli blog'da yer alan bir analizde köprü günlerine ilişkin şöyle deniyor:

"Fiili olarak tatile dönüşen ve çalışılamayan iş günleri olabilir. Mesela, hafta içine denk gelen milli günler ve dini bayram tatillerini hafta sonuyla birleştirip tatil süresini uzatmak mümkün. Bu tip günleri köprü günü olarak adlandırıyoruz. Bunun haricinde, normal bir çalışma günü tamamen dışsal sebeplerle sekteye uğrayabilir."

Analizde 2016 üçüncü çeyrekteki 'İktisadi faaliyetin ana eğilimindeki yavaşlama açıklanan verilerin ima ettiği ölçüde derin mi?' sorusuna "hayır" cevabı veriliyor ve iktisadi faaliyetin bu nedenlerle olduğundan yaklaşık 1 puan daha düşük olduğu hesaplanarak şöyle bir açıklama yapılıyor:

"2016 yılı Temmuz ve Eylül aylarında hem Ramazan hem Kurban Bayramı tatilleri Bakanlar Kurulu kararıyla hafta sonuyla birleştirilerek uzatıldı. Birçok özel sektör çalışanının da mevsimin yaz olmasının da etkisiyle bu uzatılan günlerde izin yaptığını söylüyor. Bunun haricinde, Temmuz ayı ortasında yaşanan olayların ertesi günkü iktisadi faaliyeti olumsuz şekilde etkilemiş olması kuvvetle muhtemel."

Bu gibi gelişmeler bu yılın üçüncü çeyreğinde beklendiği üzere bazen ekonomik veriler üzerinde oldukça etkili olabiliyor.

 

Hisse Başarıyla eklendi