Doların Seyir Defteri

15.5.2018

Yeni hafta geleneksel yatırım seçeneklerinin ailece yükseldiği bir açılışa sahne oldu. Ancak gerek aylık gerek yıllık performanslara bakınca durum farklı.


Döviz tabanlı seçenekler ( altın euro gümüş ve dolar ) yılbaşından bugüne yüzde 12-16 arası oranlarda yükselirken Borsa İstanbul yüzde 10 değer kaybetti.

Faiz cenahında da durum tatsız.

2018 yılına yüzde 13,40 ile başlayan 2 yıl vadeli devlet tahvili faizi yüzde 16,1’e yükselirken 10 yıl vadeli tahvilde faiz yüzde 11,74’den yüzde 13,90’a tırmandı.

Gerek yurt içi marketleri gerek reel ekonomiyi baskılayan faktör üç aydır değer kazanan döviz kurları.

Yılbaşını referans alırsak dolar bize benzer ülkelerde ortalama yüzde 5 değer kazanırken ülkemizde kaydettiği prim şimdiden yüzde 15’e ulaştı.

Kur artışı kronikleştikçe enflasyonda da katılaşma görüyoruz.

TUFE 2017 başından bugüne yüzde 10-12 bandında yatay sayılabilecek bir seyir ortaya koysa da bu cephedeki ivmeyi gösteren ve yarını daha iyi okumamıza yardımcı olan çekirdek enflasyon son on beş yılın en yüksek düzeyi olan yüzde 12,2’ye yerleşti.

Döviz kurlarındaki yükselişin sürmesi durumunda gerek enflasyon gerek tahvil faizlerinde yukarı yönlü seyrin devam etmesi ve bu üçlünün Türkiye ekonomisi üzerinde baskı yaratması kaçınılmaz.

Başka bir deyişle dolara yönelip kar elde etmek isteyen tasarruf sahipleri veya döviz borcu olup kur artışından tedirgin olan kişi ve kurumların yanında reel ekonomide kulaç atan tüm aktörler için de döviz kurlarındaki seyir kritik önem taşıyor.

Çünkü kurlardaki yükseliş son birkaç ayın konusu değil.

Döviz kurları beş yıldır molalar eşliğinde yükseliyor.

İki para birimi kıyaslanırken enflasyonu görece yüksek olan ülke parasının enflasyon farkı kadar değer yitirmesi normaldir.

Kayıp bu farkı aşarsa reel bir değişimden söz edilebilir.

Türk Lirası bu anlamda beş yıldır reel değer kaybı yaşıyor.

Şubat 2013 itibarı ile 1,80 olan USDTL yüzde 140 yükselerek 4,33 seviyesine ulaştı.

Geride bıraktığımız bu beş yıllık kesitte ülkemizde toplam enflasyon yüzde 54 olurken ABD’de fiyat artışı yüzde 5‘de kaldı.

Başka bir deyişle ekonomi biliminin gereği olan yüzde 49’luk artış ile USDTL 2,63 olması gerekirken 4,33 seviyesine ulaştı.

Dolar sadece Türkiye’de mi yükseldi ?

Elbette değil.

ABD Merkez Bankasının para bolluğuna son verip faiz artırım dönemini başlatması ile USD dünyanın hemen her ülkesinde değer kazandı.

Yukarıdaki tabloda görebileceğiniz üzere ülke bazında farklılıklar gösterse de dolar bu beş yıllık kesitte bize benzer ülkelerde referans kurun ( enflasyon farkına göre gerçekleşmesi normal sayılacak düzeyin ) ortalama yüzde 20 üzerine çıktı.

Bu pencereden bakarsak USDTL için 2,63 yerine yüzde 20 değer kazanarak 3,15 olması gerekirken ülkemizde 4,33’e yükseldi demek daha gerçekçi.

Bu beş yıla iki ayrı bölüm halinde bakarsak 2013 – 2016 parkurunda TL ağırlıkla diğer ülke paralarına paralel bir seyir ortaya koydu.

Doların FED beklentisi ile primi de zaten bu dönemin konusuydu.

ABD Merkez Bankasının faiz artırım sürecini başlattığı Aralık 2015’den bugüne dolar dünya genelinde ortalama yüzde 9 reel değer kaybı yaşadı.

2016 yılına 2,92 seviyesinde başlayan USD’nin Türkiye’de de benzer bir seyir yaşansa 3,55 olan referans kurun yüzde 9 kadar altına gerileyerek 3,23 olması gerekirdi.

Başka bir deyişle miladı Şubat 2013 de alsak Ocak 2016 da alsak USD’nin ülkemizde 3,15 – 3,23 bandı içinde bir değerde olabilecekken bu seviyenin yüzde 35 üzerinde işlem gördüğünü söyleyebiliriz.

Aynı şey altın euro ve diğer para birimleri için de geçerli.

Bu negatif ayrışma ve döviz tabanlı varlıkların pahalılığı kalıcı mı derseniz bu büyük ölçüde bize bağlı.

Türkiye en kötüyü geride bıraktı dedirtebilir, kronikleşen güven kaybını yumuşatacak politikalar uygulayabilirsek pekala bu tatsız tabloyu avantaja çevirebilir önümüzdeki yılları negatif değil pozitif ayrışmaya konu edebiliriz.

Ya bunu başaramaz ve negatif ayrışmayı sürdürürsek ?

Türkiye ekonomisi yoruldu. Bunu başarmamız gerekiyor.

BORSA ISTANBUL

Geçen hafta paylaştığım görüşler geçerliliğini koruyor. Başta döviz kurlarında yaşanan ve ekonomi üzerinde de stresi arttıran yükseliş olmak üzere önemli risk & belirsizliklerin olduğu bir gerçek.

Şartlar heyecan verici değil.

Ancak borsada fiyatlar risk almayı & taşımayı teşvik edecek ölçüde ucuz. Haftaya buluşmak dileği ile…

PUSULA – ABONELİK

Hafta içi her gün saat 08:55’de Kanal B‘de ve Paranın Yolu adlı video haber serisi ile http://bigpara.hurriyet.com.tr/  de piyasaları değerlendiriyor, genel stratejiye yönelik görüşlerimi Hürriyet Bigpara’da yayınlanan köşe yazım Pusula ile okurlara aktarıyor, haber akışına bağlı anlık tespitlerimi twitter adresimde ( @eralkarayazici ) paylaşıyorum.      
Pusula yayınlandığında haberdar olmak ve ücretsiz olarak tüm posta pusula gönderilerine yayınlandığı anda ulaşmak için abone olabilirsiniz http://pusulaninotesi.com/posta-pusula/

 

Hisse Başarıyla eklendi