Cari açık sonrası kur ve faizde tansiyon arttı

13.3.2018

Yurtiçinde yeni hafta beklentilerin üzerinde artış gözlenen ocak ayı cari açık verileri ile başladı. Cari açık ocak ayında 6,9 milyar dolar seviyesindeki beklentileri aşarak 7,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle, son 12 aylık dönemdeki cari açık 51,6 milyar dolar ile Nisan 2014’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye tırmanmış oldu. Bu durumda en önemli etkinin dış ticaret açığındaki artıştan kaynaklandığı söylenebilir.


Parasal olmayan altın ithalatındaki artış cari denge verilerini baskılamayı sürdürmekte. Turizmdeki toparlanmanın ise hizmet dengesini destekleyerek cari dengeye katkı vermeye devam ettiği görülüyor. Cari açığın finansmanı tarafına bakıldığında ise doğrudan yatırımlardan ziyade ağırlıklı olarak portföy yatırımları (4,9 milyar dolar net giriş) ile yurtdışındaki tahvil ihraçlarının (bankalar 1,2 milyar dolar, genel hükümet 2 milyar dolar) katkı verdiği görülmekte. Ayrıca, diğer yatırımlar altındaki yurtiçi bankaların yurtdışındaki döviz mevduatlarındaki azalış ile yurtdışından sağlanan kredilerdeki artış da cari açığın finansmanı tarafında etkili oldu. Resmi rezervler 4,4 milyar dolar artarken, net hata ve noksan 1,2 milyar dolar azaldı.

Yıllar itibariyle büyüme ile cari denge arasında genel olarak ters yönlü bir ilişki söz konusu. Ekonomik büyümenin güçlendiği dönemde genel olarak cari dengedeki bozulmanın da hızlandığı görülmekte. Bunun temel gerekçesi artan üretimin ithal hammadde ve enerji ithalatı ihtiyacını artırması olarak değerlendirilebilir.

12 aylık cari açığın 2014 yılından bu yana görülen en yüksek seviyelere yükselmesinde 2017 yılı itibariyle iktisadi faaliyette gözlenen güçlü toparlanmanın yanı sıra artan altın ithalatı ve enerji fiyatlarının da etkili olduğu söylenebilir. 2018 yılında ekonomik büyümede beklenen yumuşak iniş ile ihracat tarafında beklenen iyileşmeye ek olarak en büyük dış ticaret ortağımız olan Avrupa Bölgesi’ndeki toparlanma ile turizm tarafındaki iyileşmenin sürmesinin önümüzdeki dönemde cari dengeye olumlu anlamda katkı vermesi beklenebilir.

Yıllar itibariyle yumuşak karnımız olan cari dengedeki bozulmanın kontrollü seyretmesi kritik öneme sahip. Ayrıca, cari açığın finansmanı tarafında sıcak para olarak tanımlanabilecek portföy yatırımlarının ağırlığının artmasının da beraberinde getirebileceğini; bundan dolayı da doğrudan yatırımların seyrinin kritik olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca,, diğer ekonomik göstergelerdeki dengeyi göz etmeden yalnızca ekonomik büyümeyi artırma yönünde atılacak adımların özellikle cari denge ve enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini de not etmekte fayda var. 

Açıklanan cari açık rakamlarının borsa tarafında neredeyse hiç etki bırakmadığı; ancak kur ve faiz tarafında artışa yol açtığı görüldü. Dün, ocak ayından bu yana ilk 3,85 TL direncini test eden dolar/TL’nin bu sabah itibariyle bu direnci kırdığı görülmekte. 2 yıllık gösterge tahvili bileşik faizi de kasım ayından bu yana gördüğü en yüksek seviye olan yüzde 13,83’ü; 10 yıllık tahvil faizi de yine kasım ayından bu yana gördüğü en yüksek seviye olan yüzde 12,63’ü test etti.

Haftanın geri kalanında yurtiçinde perşembe günü aralık ayı İşsizlik Oranı, şubat Bütçe Dengesi ve TCMB Mart ayı beklenti anketi ve Cuma günü ocak ayı Sanayi Üretimi takip edilecek. Küresel tarafta ise ABD’de salı (bugün) TÜFE, çarşamba ÜFE ve Perakende Satışlar, perşembe enflasyonun öncüsü konumundaki İthalat-İhracat Fiyatları, cuma günü Sanayi Üretimi; Avrupa’da çarşamba Euro Bölgesi Sanayi Üretimi ve cuma günü TÜFE; Asya’da ise Çin’den çarşamba gelecek Sabit Sermaye Yatırımları, Sanayi Üretimi ve Perakende Satışlar verileri takip edilecek. Özellikle ABD’den enflasyona dair gelecek verilerin küresel ve yurtiçi piyasalardaki oynaklığı önemli ölçüde artırması beklenebilir. 

BIST-100 endeksinde olası geri çekilmelerde 117 bin desteği üzerinde kalınması önemli. Bu desteğin kırılması durumunda geri çekilmenin ilk aşamada 115 binli seviyelere kadar sürdüğü görülebilir. Diğer taraftan, olası yukarı yönlü hareketlerin devamlılığı açısından 118,800 -119,250 direnç bölgesi kritik öneme sahip.

Dolar/TL tarafında 3,85 TL üzerindeki seyrin sürmesi durumunda mevcut yükselişin kuru 3,87 - 3,88 direnç bölgesine taşıması muhtemel görünmekte. Bu bölgenin kırılması durumunda bir sonraki kritik eşik olarak 3,90 TL izlenebilir. Kurun yeniden 3,85 TL aşağısına gerilemesi durumunda ise yeniden 3,80 – 3,83 TL aralığında bir dengelenme arayışı söz konusu olabilir. Cari açık verisi sonrasında tahvil faizlerinde artan tansiyonun devam edip etmemesinin kısa – orta vadede borsa ve kurun seyri açısından belirleyici olması beklenebilir. 

 

Hisse Başarıyla eklendi