Borsa Dolar ve Altın Üzerine

15.9.2019

Eylül ayının ilk yarısı borsa endekslerinde güçlü bir ralliye ve gelişen ülkelerde döviz kurlarında belirgin değer kaybına sahne oldu. BIST bu rüzgardan güçlü şekilde yararlanırken TL de benzerlerine paralel bir seyir gösterdi.


Yılın ilk sekiz ayında yaşadığı ralli ile hayranlık uyandıran altın ise küresel resesyon korkusunun yumuşaması ile iki haftada yüzde 4,7 değer kaybedip 2019 yılının getiri liderliğini GPG’ye bıraktı.

Dünü burada noktalayıp ileri bakalım ve gerek Eylül ayının ikinci yarısı gerek sonrası nasıl bir seyre sahne olabilir sorusuna yanıt arayalım.

ABD-İRAN GERİLİMİ

Yeni hafta negatif bir haberle başlıyor. S.Arabistan iki ayrı petrol pompa istasyonuna saldırı düzenlendiğini açıkladı. Olayı Yemen’de S.Arabistan destekli yönetimle çatışan İran destekli Şii Husiler üstlendi. 

Suriye’ye benzer bir vekalet savaşı da bu cephede yaşanıyor. SA demek ABD demek.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo Yemen bağlantısını kabul etmeyerek saldırıdan İran’ı sorumlu tuttu ve Tahran’ın cezalandırılması seçeneğinin masada olduğuna dem vurdu.

Karşı hamlenin ağırlaştırılmış ekonomik yaptırım olabileceği gibi S.Arabistan eli ile ABD destekli askeri bir misilleme olmasından hatta ABD’nin İran’a direkt saldırı düzenlemesinden endişe ediliyor.

Açılışta piyasaları gerek bu risk gerek sıçrama kaydedecek petrol fiyatları negatif etkileyecek.

Hemen politika analisti dostumu aradım. Ne diyorsun ne olur diye sordum. “ Voltaj yükselir ama kısa devre olmaz. ABD görünen gelecekte (Kasım 2020 seçimleri öncesi) İran’a karşı askeri bir müdahalede bulunmaz. Eskiden düşmanları El Kaide idi sonra DEAŞ her ikisi de bitti. Ortadoğu’da kalmaları için yeni bir kötü adama ihtiyaçları vardı. İran’ı seçtiler. Çalkantılı bir biçimde de olsa bu ilişki sürer askeri çatışma çıkmaz.” dedi. 

Benzer değerlendirmelerin küresel piyasa aktörleri tarafından da öne çıkarılacağını tahmin ediyorum.

Sabah Trump kovboy edası ile bir tweet attıktan ve/veya A.Arabistan Husilere yönelik ağır bir karşı saldırı gerçekleştirdikten sonra adım adım bu cephede tansiyonun düşeceğini haftanın ikinci yarısında meselenin piyasa gündeminden uzaklaşacağını tahmin ediyorum.

Bu nedenle piyasalardaki olası etkisinin limitli ve geçici olacağı görüşündeyim.

Ya sonra ? Bu gündem gerçekten tüketilirse devamı nelere gebe derseniz;

ORKESTRANIN ŞEFİ ABD TAHVİL CEPHESİ

Aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi ABD borsa endeksi Dow Jones mavi çizgi ise 10 yıl vadeli ABD tahvil faizi.

Zaman zaman ters yönde hareketler yaşansa da ağırlıkla bu ikili paralel hareket eder.

ABD faizlerinde yükseliş tahvil piyasalarından para çıktığı anlamına gelir ki bu kapitalin belli bir bölümü hisse senedi marketlerine yönelir. Borsayı yükseltir. Faizler düşünce de tam tersi olur.

Eylül başında resesyon fiyatlaması ile yüzde 1,45’e kadar gerileyen ABD 10Y faizi geçen haftayı yüzde 1,90’da tamamladı.

Dow Jones bu cepheden gelen para girişi ile 25.700 seviyesinden yüzde 5,8 yükselerek 27.200 puana ulaştı.

Artan risk alma iştahı dünya genelinde gelişen ülkelere para girişi sağlayarak gelişen ülkelerde döviz kurlarının gerilemesine sebep oldu.

Ben 10Y ABD faizinde 2,05 düzeyine kadar yükselişin sürmesinin mümkün olduğunu ancak 2019 özelinde bu seviyenin kalıcı bir biçimde aşılmasının güç olduğunu düşünüyorum.

Bu cephede rota ne zaman aşağı döner derseniz sanayi metallerinin de ( bakır çelik alüminyum vb) belirgin bir biçimde değer kazandığı göz önüne alınırsa Trump tarafından füze tadında bir tweet gelmedikçe yakın vadede alabora olması zor.

Ara akımlar yaşanacaktır aşağı yönde. Önümüzdeki haftaların geride kalan 2-3 haftayı çağrıştıran bir momentum ile salt pozitif devam edeceğini sanmıyorum.

Bu hafta ABD-İran hattının da etkisi ile limitli bir geri çekilme yaşanması mümkün.

Ancak Eylül kapanışlarının cari düzeylerden yüksek seviyelerde gerçekleşmesi daha olası.

BORSA İSTANBUL

Benzer bir seyir BIST için de muhtemel. Ağustos ayını 96.700 puanda tamamlayan borsa endeksi iki hafta gibi kısa bir süre içinde 103.000 puana ulaştı.

BIST hafta başında 100.000 – 101.000 hattına geri esneme gösterirse şaşırtıcı olmaz. Belki (ABD-İran haber akışının devamına bağlı olarak) bu desteğin bir parça altına dahi sarkabilir.

Ancak bu gerçekleşse de bir trend değişikliğini beraberinde getireceğini sanmıyorum.

Borsa İstanbul’un bir süre sonra rotayı yeniden yukarı çevirmesi ve Ekim ortasına veya Kasım başına kadar olan kesitte 108.000 civarına  (belki 112.000 yakınlarına) yükselmesi mümkün.

Bu yılın son düzlüğünde 112.000 bandı aşılabilir mi derseniz finansal piyasalarda hemen her senaryonun kendince bir şansı vardır ancak ben bunun 2020 öncesinde gerçekleşmesinin güç olduğu görüşündeyim.

2020 bambaşka bir perde olacağa benziyor. Bir önceki Pusulada dayanakları ile aktardım. BIST 100 hasret kaldığı gerçek bir ralliye önümüzdeki yıl imza atarak 145.000 puana yükselme potansiyeli taşıyor.

Orta vadeli potansiyeli bir kenara bırakıp kısa vadeye geri dönelim.

Bugünden düşünmek dikkate almak için erken ama Kasım ayı tıpkı Ağustos gibi hatta daha ötesinde sabıkalı bir aydır.

Ben dünya genelinde yaşanan pozitif seyrin ömrünün Ekim sonu ile limitli kalacağını ve hele de bu sene Eylül-Ekim parkuru pozitif tamamlanırsa geleneksel sonbahar düzeltmesinin Kasım ayında vizyona gireceğini düşünüyorum.

27 Ekim tarihinde Arjantin’de yapılacak seçim radarda beklenen kötü haber mertebesine yerleşecek olursa iklim değişikliği Ekim ortasında dahi gerçekleşebilir.

Ancak Arjantin kaygısı Eylül ayının konusu olmaz.

DÖVİZ CEPHESİ

EURUSD mücadelesi ile başlayalım.

Çarşamba akşamı FED faiz kararı açıklanacak. Kuvvetle muhtemel ABD Merkez Bankası politika faizini yüzde 2’ye indirecek. Ufuktaki bu kötü haber USD’yi zayıflatıyor ve EURUSD 1,1075 seviyesine yükseldi.

Bu seyir küresel risk alma iştahının da katkısı ile 1,1250 düzeyine kadar sürebilir. Ancak ötesinin zor olduğunu ve bir süre sonra USD’nin yeniden Euro’ya karşı üstünlük sağlayacağını tahmin ediyorum.

Sterlin diyeceksiniz. Evet ben de GPG’ye almaya çok istekliydim. Ancak nişan aldığım adres 1,16 civarıydı gerçekleşmedi.

İngiliz para birimi USD karşısında 3 Eylül tarihinde 1,1958 düzeyini test edip yükselişe geçti ve geçen haftayı 1,25’de tamamladı.

Bu cephede yılsonuna kadar olan kesitte yeniden çarşı pazar karışır ve Sterlin rotayı aşağı çevirirse ben yine bir noktada siper alırım. 

Gelelim USD ve Euro’nun TL’ye karşı neler yaşayabileceği sorusuna.

Biliyorsunuz ben Türk Lirasını öngörülebilir bulmuyorum ve tahmin üretmek adına kendimi zorlamıyorum.

Hafta başında İran etkisi ile gelişen ülkelerde döviz kurlarında limitli bir yükseliş yaşanması mümkün. Ancak bunun kalıcı bir trende dönüşebileceğini sanmıyorum. 

Gelişen ülke paralarının İran faktörü gündemden düştükten sonra yeniden güç kazanacağını ve önümüzdeki 3-4 haftalık dilimde yüzde 3-5 arası oranlarda ilave prim kaydedebileceğini düşünüyorum.

Ötesi 2019 özelinde zor görünüyor.

Türkiye’de de dünyaya paralel seyir sürer ve döviz kurlarında Ekim ayının ilk yarısı içinde benzer oranda bir iskonto oluşursa bu cephenin kısa vade adına ilgi çekici hale geleceği görüşündeyim.

Oranları bir yana bırakıp seviye üzerinden ifade etmek gerekirse Eylül sonu Ekim başı gibi USDTL’nin 5,40 EURTL’nin 6,00 civarına gerilemesi durumunda prensip olarak GPG’de pozisyon almayı düşünürüm.

Bu görüş sizlerde Pusula yazarı USDTL 5,40’a düşer diyor tadında bir algı yaratmasın.

Öyle bir şey düşünmüyorum. Samimiyetle yineliyorum. Ben Türk Lirası’nı öngöremiyorum ve bunun için de çaba sarf etmiyorum. 

Eral sen fiyat nereye gelirse ilgi çekici bulursun sorusuna yanıt ürettim hepsi bu. Ekim ayı içinde şartlara bakarak alış kotasyonumu pekala yukarı yönde de revize edebilirim. 

Altın ile noktalayalım Sarı fırtına yeni haftaya İran etkisi ile 1505 $ direncine yönelerek başlayabilir. Hatta bu seviyenin belki bir parça üzerine de çıkabilir. Ancak bu hareketin de kalıcı olması zor.  

ABD faizlerinde yükseliş sürdükçe altın bunun baskısını hissetmeye devam edecektir.  

Peki destek nerede derseniz her ne kadar 1430 $ yakın destek görünüyorsa da altın özelinde pozitif senaryoları ABD faizleri tepeyi buldu dediğimizde kaleme almak daha güvenli.

Bu pencereden bakınca da 10 yıl vadeli ABD faizi 2,05 çevresine ulaşana kadar altını nereden alalım diyenlerin pusuda beklemesi daha doğru olabilir. Bir sonraki Pusula’da buluşmak dileği ile…

EKO FİNANS EĞİTİM PROGRAMI 

Beş yıldır bireysel ve kurumsal eğitimlerde rol alıyorum. Ağırlığını görece azaltarak kurumsal eğitimleri sürdüreceğim. Ancak bireylerin katılımına açık eğitimleri artan iş yüküm nedeniyle yılda bir veya iki program ile kısıtlamak zorunda kalacağa benziyorum.

Hiç ekonomi bilgisi olmayanlarında kolayca anlaması ve eğitim sonrası uygulayabilmesi bu alanda önceliğim.  

Ekonomi finans alanında tahmin üretmek üzere kendisini geliştirmek isteyenlere yönelik Eko Finans Eğitim Programını BAUSEM bünyesinde 28-29 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştireceğim.

 

Hisse Başarıyla eklendi