Borsa 2019 Yılını Fiyatlayacak

1.8.2018

Temmuz ayı borsada baş döndürücü bir seyre sahne oldu. Endeks 96.520 puan ile başladığı bu parkurda ay ortası 88.000 puana kadar gerilediyse de ikinci yarıda kayıplarının tamamını geri alarak kapanışı 96.952 puanda gerçekleştirmeyi başardı.


İlk devreyi 3-0 geride tamamlayan bir futbol takımının maçı 3-3 tamamlamasına benzetilebilecek bu geri dönüş istatistik seti adına son derece önemli.  

Eğer bu gerçekleşmeseydi BIST 100 endeksi tarihinde ilk kez altı ay peş peşe değer kaybı yaşamış olacaktı. 

Beş aylık düşüş serisi ile sonlanan bu negatif seyir geçmişte sadece 2000 ve 2015 yıllarında yaşandı.  

Bugün Pusulada borsanın 2018 ilk yarısını neden bu kadar kötü bir performans ile geçirdiğini hatırlayıp ikinci yarıyılın olası senaryolarını irdelemek istedim. 

Türkiye ekonomisi bildiğiniz üzere 2017 yılını % 7,4 büyüme ile tamamladı. Üçüncü çeyrekte gerçekleşen % 11 oranındaki sıçrama tadında büyüme ( Aralık 2017’de açıklandı ) geride kalan 14 yılın rekoru oldu. 

Borsa bu pembe tabloya kayıtsız kalmadı ve Aralık 2016 – Eylül 2017 perdesinde yüzde 55 yükselerek vakayı gerçekleşmeden önce - gerçekleşene kadar kutladı & fiyatladı. 

Borsa İstanbul’da 2018 performansı ise bu seyrin tam aksi bir görünüme sahne oluyor. 2017 kapanışına kıyasla BIST 100 endeksi yüzde 16 BIST Banka endeksi yüzde 30 kayıpta. 

Şirketlerin aradan geçen yedi ayda kaydettiği öz-sermaye artışlarını da dikkate alırsanız yılbaşına kıyasla yaşanan reel değer kaybına yüzde 8 daha eklemek gerekiyor. 

Dünya borsaları yatay seyrederken bizde yaşanan bu sert ayrışmaya ne sebep oldu derseniz başta güncel gündem olan ABD ile gerilim hattı olmak üzere nice faktör sıralanabilir.

Ancak hangi faktör setini gerekçe görürsek görelim esas olan sonuç ve Türkiye ekonomisi 2018 yılının ikinci yarısını büyüme ile değil yüksek olasılıkla küçülme ile geçirecek.

Hani şu endişe ettiğimiz aman maazallah dediğimiz dünyada ortalama beş senede bir yaşanan daralma perdesi var ya işte biz onu dünyadan bağımsız kendi başımıza yaşayacağız.  

Olağan dışı gelişmeler ile karşılaşılmadıkça da en kötüyü bu yılın üçüncü çeyreğinde göreceğiz.

Yüksek olasılık ile Türkiye ekonomisi 2018 yılının üçüncü çeyreğinde küçülecek.  

Dördüncü çeyrek özelinde de limitli negatif veya durgunluk tadında bir büyüme oranı ile seneyi tamamlayacağız.

Demek ki borsa daha da düşecek çıkarımında bulunmayın. 2018 ikinci yarısının daralması fiyatların içinde. Borsa üzerinde bir etkisi olmayacak. 

Aktörler gözlerini 2019 yılına çevirmiş durumdalar. 

Bugün hepimiz için muamma olan ve fiyatlamalarda belirleyici olması muhtemel vaka 2019 yılının ekonomik büyüme veya küçülme oranı. 

Eğer Türkiye ekonomisi önümüzdeki iki çeyrek yaşanacak ılımlı daralmayı takiben 2019 yılında sert bir resesyona ( ekonomide yıllık yüzde 6-7 küçülme ) sahne olacaksa hisse senedi fiyatlarında ilave yüzde 15 – 35 arası kayıplar ile karşılaşabiliriz.

Yok bu olmaz 2019 yılı 2015-2016 yıllarını hatırlatan bir durgunluk veya ılımlı büyüme ile geçecek olursa hisse senedi fiyatlarında yukarı yönlü marj yüzde 20-25’den aşağı değil. 

Merak etmeyin pimi çekip ortaya bırakmayacağım.

Ben B senaryosunun yani önümüzdeki bir yılın durgunluk ile geçmesi ihtimalinin yüksek olduğu görüşündeyim.

Bu nedenle olağan dışı faktör değişiklileri ile karşılaşılmadıkça borsada en kötünün önümüzdeki bir yıl adına geride kaldığını düşünüyorum.

A ve B senaryoları içinde seçim yaparken yararlanabileceğimiz en güvenilir öncü gösterge Türkiye İmalat PMI verisi.  

İşte bu anlamda da sabah açıklanan Temmuz PMI verisi umut verici.

3-6 ay sonraki büyüme oranına yönelik güçlü bir ipucu olan bu veri Türkiye ekonomisinde farklı bir dinamik seyri değiştirmedikçe en kötünün üçüncü çeyrekte yaşanacağına ve bir dengelenmenin gerçekleşeceğine işaret ediyor.

Elbette tek bir veri ile bu berraklıkta bir beklenti oluşturamayız. 

Bu nedenle önümüzdeki ayların PMI verilerini de dikkatle takip etmeli ve zincirin halkaları olarak analizlerimize eklemeliyiz. 

O halkalar bize 2019 yılının büyüme oranı hakkında çok daha güvenilir sinyaller üretecek.  

ABD ile yaşanan gerilim elbette önemli. Amerika’nın tehdidi aşıp fiili bir yaptırıma gitmesi kuşkusuz 2019 senaryosunu ve fiyatlamaları değiştirecektir.

Tarihte ABD Türkiye’ye karşı sadece bir kez ekonomik yaptırım kararı aldı. Bu da 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında gerçekleşti.

Papaz  Brunson meselesi bu vakaya muadil değil.

Bu nedenle ben ABD’nin tehdidi aşıp fiili ve güçlü etki gösterecek bir yaptırım uygulamasına gitmesinin imkansız değilse de güç olduğunu düşünüyor 2019 beklentilerimi bunun gerçekleşmeyeceği varsayımı üzerine kurguluyorum. 

BIST 100 endeksinde 95.000-96.000 hattını güçlü 90.000-92.000 hattını ise test edilme ihtimali görece düşük kuvvetli bir destek olarak görüyor, Kasım ayına kadar olan kesitte 105.000 -107.000 bandının test edilebileceğini düşünüyorum. Haftaya buluşmak dileği ile …

PUSULA – ABONELİK

Pusula Bigpara’da yayınlandığında haberdar olmak ve ücretsiz olarak tüm posta pusula gönderilerine yayınlandığı anda ulaşmak için abone olabilirsiniz  http://pusulaninotesi.com/posta-pusula/

 

Hisse Başarıyla eklendi