Altında tarih tekerrür edebilir

8.10.2017

Ekim ayı dört geleneksel yatırım seçeneğinin eş zamanlı yükseldiği bir hafta ile perdelerini araladı. Yükseliş serisinde peş peşe dördüncü haftayı da değer kazanarak tamamlayan USD % 1,46 primle bu etabın lideri oldu.


Bugün Pusulada dört geleneksel yatırım seçeneğinde son duruma yönelik görüşlerimi aktaracak ancak ağırlığı sarı fırtına altına vereceğim.

BORSA İSTANBUL

Dört haftalık değer kaybını takiben BIST geçen hafta % 1,2 yükselerek 104.000 puanın üzerine çıktı. Ağustos ayını 110.000 puanda tamamlayıp Eylül’de 101.000 puana kadar gerileyen borsa endeksinde geçen hafta gerçekleşen yukarı yönlü seyrin yeni bir yükseliş trendinin ilk dalgası olduğunu söylemek gereğinden fazla iyimserlik olur.

Borsanın işini zorlaştıran dört faktör var.

1- İlki USD‘nin dört haftadır dünya genelinde değer kazanıyor olması.

BIST’i yabancı yatırımcılar domine ediyor. ABD para biriminin yukarı yönlü atakları onlar adına tercih edilir bir durum değil. Para kazanmaları için TL bazında aldıkları varlıkların değer kazanması yetmiyor. USDTL daha fazla yükselirse bu işten zararla çıkarlar.

Bu nedenle USD’nin talepli seyrettiği kesitlerde gelişen ülke borsalarında alış ordinolarında çekingen satış ordinolarında görece daha cesur olmaları normal.

Sadece Türkiye değil hemen her gelişen ülke borsası bu dertten muzdarip. ABD endeksleri rekor üzerine rekor kırarken BIST ve arkadaşlarının bu harekete katılamamaları ağırlıkla bu durumdan kaynaklanıyor.

2- Kasım ayı dert ayı. Önceki yazılarda da paylaştığım üzere fonların sene sonunda para çekecek yatırımcılarına ödeme yapmak için nakde geçmeleri gerekiyor. Fonlardan para çekecek olanlar ağırlıkla tebligatı yılsonuna iki ay kala yani kasım başında yaparlar. Bu nedenle Kasım parkurlarında satış ordinoları daha baskın olur.

3- Kuşkusuz Aralık ayına 74.000 puandan başlayıp Ağustos sonunda 110.000 puana kadar süren % 50’lik rallinin sindirim gereksinimi de bir etken.

BIST’in Kasım sonuna kadar olan kesitte kalıcı yükselişlere imza atması kolay görünmüyor.

4- ABD ve Avrupa ile ilişkiler. İkisini birbirinden ayrı görmek çok doğru olmaz. Her ne kadar Amerika’nın başına Trump geçtikten sonra bu blok arasında bir çatlak oluştuysa da mutlak bir ayrılıktan bahsedemeyiz.

Az önce açıklanan ABD vize kararı önemli. Yurtiçi piyasalar üzerinde etkili de olacaktır. Ancak bu aşamada etkinin desibelini öngörmek güç.

Her şeyden önce karşılıklı yapılacak açıklamaları ve atılacak yeni adımları görmek gerekiyor.

Sonuç derseniz epeydir yinelediğim üzere borsada aşağı yönlü riskleri baskın bulmaya devam ediyor ve 93.000 – 97.000 bandına seyahat riskinin geçerliliğini koruduğunu düşünüyorum.

Peki yakın vade adına BIST’in hiç mi avantajı yok ?

Dört hafta üst üste değer kazanan USD dünya genelinde önümüzdeki birkaç işlem gününde ölçülü ve geçici bir düzeltmeye sahne olabilir.

ABD para biriminde gerçekleşebilecek bu menşe de bir sindirim perdesi gelişen ülke borsaları için avantaj.

Ancak eş zamanlı olarak gelişmiş ülke borsaları da satıcılı bir seyre sahne olursa ( ki bence olasılığı görece daha yüksek ) bu durum gelişen ülke borsalarının iki farklı yönde esen rüzgarın arasında kalıp ne yana koşacağını bilemeyen bir görünüme bürünmesine ve haftayı yatay geçirmesine neden olabilir.

DÖVİZ CEPHESİ

Doların dünya genelinde kaydettiği dört haftalık yükseliş serisinin henüz kalıcı biçimde sonlanmasını beklemiyorum.

Geçen hafta ABD tarafında açıklanan veri seti ( ISM imalat  ISM hizmet ve saatlik kazançlar ) net USD pozitif.

Bununla birlikte Cuma günü ABD para biriminin ( dünya bütününde ) değer kazanmakta zorlanması yakın vadede  ( bir belki iki hafta ) ölçülü değer kaybı yaşayabileceğine işaret ediyor.

Bu menşede bir fiyatlama EURUSD özelinde 1,1835 civarının testini beraberinde getirebilir.

Ötesi ? ABD vergi reformu beklentisi varlığını koruduğu sürece ve 2 yıllık ABD tahvil faizi ile cari FED faizi arasındaki fark 40-50 baz puanı bulana kadar zor.

Ne zamanki bu iki şart gerçekleşti işte ancak o zaman USD’de kalıcı ve uzun soluklu bir düşüş trendi için gerekli zeminin oluştuğunu söyleyebiliriz.

ABD vize kararının etkisi ile TL negatif ayrışmaya devam edebilir mi ? İlk fiyatlamalar bu yönde. Devamı gelebilir mi ? Mümkün ancak mutlak bir senaryo üretmekte güç.

ALTIN NEREYE KOŞUYOR ?

Siz bakmayın altın her 1300$’ın üzerine sıçradığında onu aya çıkacak astronot sanıp tribünlere coşku veren yorumlara.

Sarı fırtına ne çöküyor ne de ralli yaşıyor. İşin doğrusu beş senedir 1200 doların çevresinde yatay seyrediyor.

Bu seyahatin ağırlıklı bölümü 1150 – 1350 $ aralığında geçti. Dipten tepeye % 17’lik getiriye işaret eden bu hareket altına aşık olmayıp fiyat yükseldiğinde vedalaşmayı bilenler için dikkate alınır getiri sağladı.

Ancak 1300 $’ı aştı yakalayın kaçıyor anonsları ile galeyana gelenler bu işten bir kazanç sağlamadı.

Geldiğimiz noktada aşağıdaki grafikte görebileceğiniz yeşil trend desteği 1350 zirvesinden başlayan geri çekilmeyi frenlemek konusunda başarı göstermişe benziyor.

Ons altın dolar yükselirken yaşadığı dört haftalık düşüş serisinde geçen hafta 1260 $’ı görüp 1276 $ seviyesinde kapandı.

Önümüzdeki bir belki iki hafta içinde USD gerçekten dinlenir ölçülü bir geri esnemeye imza atarsa ons altında 1290 $ ( belki 1300 $ ) test edilebilir.

Ötesi ? Bence zor.

Çünkü ;

1- USD’de değer artışı sona erdi demek için erken. Dolar FED temalı yükselişler yaşarken kalıcı yukarı yönlü seyir altının tabiatına aykırı.

2- İstatistikler altın adına dertli bir çeyreğe girdiğimize işaret ediyor.

Bunu açalım. Aşağıda tablo sarı fırtınanın 2011’den bugüne yılın son çeyreğinde nasıl bir seyre sahne olduğunu gösteriyor.

Görüldüğü üzere altın altı yıldır yılın son çeyreğinde değer kaybediyor.

Kuşkusuz bu istatistik bize gelenekselleşen bu hareketin bu yıl da yineleneceği yönünde bir garanti sunmaz.

Ancak kabul edelim ki FED teması ile birleşince Kasım – Aralık perdesi içinde pekala ons altının 1160 $ civarını test etmesinin dikkate alınması gereken bir risk olduğuna işaret ediyor.

Velev ki bu risk gerçekleşti anlamı ne olur ?

Sarı fırtınada son beş yılın taban adresi olan bu bölge cazip bir alım fırsatı olarak görülebilir.

Çünkü aynı tablo takip eden çeyrekte altının ağırlıkla değer kazandığı bir seyri gözler önüne koyuyor.

Hele de benim en bayıldığım cümle olan FED yeterince fiyatlandı teması da ifade edilebilir olgunluğa erişirse ( henüz o noktada değiliz ) sarı fırtına 2018 ilk yarısı içinde pekala 1350 $ ( belki 1400 $ ) semalarına yelken açabilir.

Haftaya buluşmak dileği ile…

 

Hisse Başarıyla eklendi